hayat hikayem

January 22, 2026 (1mo ago)

21 min read

2019

Lise Öncesi: Belirsizlik ve İlk Atak

İleride teknoloji alanında bir meslek yapacağım kesindi ancak tam olarak ne yapacağımı bilmiyordum.

Açıkçası, okul hayatım boyunca "çok başarılı" olarak nitelendirilen bir öğrenci olamadım. Ancak ortaokulun bitimine iki ay kala, artık bir atak yapmam gerektiğinin farkına vardım. Sıkı bir çalışmayla Liseye Geçiş Sınavı’na (LGS) hazırlandım ve hatırı sayılır bir başarı elde ederek Solaklı Fen Lisesi’ni (şimdiki adıyla Of Fen Lisesi) kazandım.

Lise

Liseye başladığımda Edebiyat Öğretmenimiz Yahya Özkök, bize hangi bölümleri istediğimizi sordu. O zamanlar pek bilinmeyen "Bahçeşehir Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı" bölümünü istediğimi belirttim; bu, hocamızın da ilk kez duyduğu bir alandı.

Lise sürecim başladıktan bir süre sonra, Trabzon gibi nispeten küçük bir şehirde yaşamama rağmen okula gitmek için serviste günde toplam 3 saatimi yolda kaybediyordum. Hem bu zaman kaybını önlemek hem de üniversite hedefime daha yakın olmak amacıyla ailem kaydımı Bahçeşehir Koleji Fen Lisesi’ne aldırdı.

Yazılım ve robotik kodlamaya verdiği önem nedeniyle seçtiğimiz bu okula başladıktan sadece iki ay sonra, Türkiye’de ilk Koronavirüs vakası görüldü. Arkadaşlarımız ve öğretmenlerimizle "bir haftaya döneriz" diyerek vedalaşırken, aslında 1,5 yıl sürecek bir pandemi sürecinin başladığının farkında değildik.

2020

Pandemi Süreci: Kriz ve Fırsat

Pandemi dönemi; zamanı çok iyi değerlendirenler ile kötü harcayanlar olmak üzere iki farklı grup ortaya çıkarttı. Ben o dönem süreci iyi yönettiğimi sanıyordum ancak geriye dönüp baktığımda, aslında çok daha verimli geçirebileceğimi fark ettim. Bu konuya ileride değineceğim.

İlk vakanın ardından sayılar hızla artmaya başladı. İlk zamanlarda herkes, her akşam Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklayacağı vaka ve vefat sayılarına kilitlenmişti. Eğitimin Haziran 2020’ye kadar uzaktan devam edeceği kesinleşince, babam o dönem eğitimim için gerekli görerek eve internet bağlattı ve bana bir dizüstü bilgisayar aldı. Evet, ailem evde internet olmamasının eğitimim için daha iyi olduğunu düşünüyordu.

Yazılıma İlk Adım

Yazılıma başlangıç hikayem, 23 Mart 2020’de Atıl Samancıoğlu hocanın Udemy üzerindeki Swift ve Kotlin kursunu satın almamla başladı. Ancak sokağa çıkma yasakları nedeniyle benim gibi birçok genç, sabahını akşamını Discord platformuna sığdırmaya başlamıştı.

Pandemi sürecinde Discord’un popülaritesinin arttığını fark ettim ve o zamanlar discord.js dokümantasyonunu araştırıp, Discord'a bot yapan YouTuber'ları izleyerek ilk yazılım projem olan "Lana" Discord botunu geliştirdim.

O dönemde Discord bot topluluklarında Berk, Eren ve Ahmet ile tanıştım. Arkadaşlarımla birlikte o kadar üretkendik ki, kısa sürede 10’dan fazla "Onaylı Discord Botu" (Verified Bot) sahibi olduk.

Projelerimizin çoğu 500 sunucu barajını geçerken, Berk ve Eren ile yürüttüğümüz Dark Partner projemiz 1500 sunucuyu aştı. Ardından Eren ile geliştirdiğimiz ve Discord’un yeni "Forumlar" özelliğini en efektif şekilde kullanan son projemiz Forums, 2300 sunucu barajını geçti.

Pandemi süreci için "daha iyi geçirebilirdim" dememin sebebi tam olarak burada devreye giriyor. Projelerimizin temeli Node.js olsa da, kendimizi sadece discord.js modülü ile kısıtlamıştık. Web geliştirme, ERP sistemleri veya backend mimarisi gibi konularda kendimi yeterince geliştirmediğimi fark ettim. HTML, CSS, EJS ve JS bilgim vardı ama sektörün yeni trendleri olan React, Next.js veya TypeScript gibi teknolojilere o dönemde eğilmemiştim.

Networking ve Girişimcilik Deneyimleri

2020 yazında, o dönem ShiftDelete.Net editörü olan Furkan Karaca’nın açtığı sohbet sunucusu beni yeni bir maceraya sürükledi. O yaşlar bir sunucuda "Admin" rolüne sahip olmanın çok önemli olduğunu sandığım zamanlardı...

Ortaokul arkadaşım Arda Batın ve sunucudan tanıştığımız iki arkadaşımızla birlikte Hakkı Alkan'ın takipçileri tarafından sevildiği ve saksı fırlatmadığı zamanlarda Hakkı Alkan’a bir e-posta gönderdik. E-postada; Discord konusundaki tecrübemize güvendiğimizi, pandeminin Discord kullanımını artırdığını ve kendisi gibi sevilen (o zaman için sevilen biriydi) bir ismin mutlaka bir Discord sunucusu olması gerektiğini anlattık.

Bu mailin ardından Hakkı Alkan ile hem yazıştık hem de telefon görüşmesi yaptık. Planlamayı tamamlayıp ekibimle birlikte sunucuyu kurduk. Sunucuyu açıp Instagram hikayesinde sunucuyu paylaştıktan sadece 8 dakika sonra içeride 1000 kişi vardı. 24 saat içinde ise 5000 üye barajını çoktan geçmiştik. Bu sürecin ardından ShiftDelete.Net forumunda yazarlık yaptık ve networkümüzü genişlettik.

İlerleyen süreçte İlge İpek ve ElementsFam (Web3 NFT Projesi) gibi topluluklarda da yöneticilik yaparak bu deneyimi sürdürdüm.

2021

Pandemi Sonrası ve Adaptasyon Süreci

2021 Eylül ayında, korona süreci henüz tam anlamıyla bitmemişken okullara geri döndük. Bu dönüş; 1,5 yıldır düzenli bir okul disiplininden uzak kalmış, eğitimini uzaktan sürdürmeye çalışmış milyonlarca öğrenciyi bir anda sınıf sıralarıyla yüzleştirdi.

Aktif iş hayatında olanlar için bu geçiş daha yumuşak olmuş olabilir ancak biz öğrenciler için etkisi oldukça derindi. Okula döndüğümde 11. sınıfa başlamıştım; yani bir nevi üniversite sınavı maratonu başlamıştı. Herkesin o dönem "son çocukluk yılları" dediği zamanları; biz ne yazık ki bilgisayar başında, ekranlara bakarak geçirmiştik.

2022

Kolay Değil, kolay olsa herkes yapardı.

Ortaokul arkadaşım Arda Batın sayesinde, Ocak 2022’de hayatımda önemli bir yer edinecek olan Kolay Değil YouTube kanalı, Discord topluluğu ve kurucusu Mustafa Namoğlu ile tanışma fırsatı buldum.

Aslında bu tanışma tamamen bir tesadüf eseriydi. Arkadaşım bir kitap yarışmasın bahsederek bana Kolay Değil sunucusunun linkini göndermişti. Okuduğumuz bir kitaptan bizi etkileyen bir sözü paylaşacaktık ve en fazla etkileşimi alanlara, Mustafa Namoğlu’nun da röportaj verdiği "Sınırları Zorlayanlar" kitabı imzalı olarak hediye edilecekti.

Anthony Burgess'in Otomatik Portakal kitabından şu sözü paylaşarak yarışmayı kazandım:

"İyilik içten gelir. İyilik bir seçimdir. Bir insan seçemezse, insanlıktan çıkar." — Anthony Burgess (Otomatik Portakal)

ikas'tan Enes Abi, Mustafa Namoğlu imzalı kitabı tarafıma ulaştırdı.

mn-imza

Bu kitapta okuduğum ve aklımdan hiç çıkmayan şu cümleyi de eklemek isterim:

“İnsan bir şeylerde ısrar ettiği zaman, genellikle karşı tarafı rahatsız ettiğini düşünüyor. Oysa karşı tarafta bırakılan intibanın önemini atlıyoruz. Bu sabır ve ısrarla insan hayatta istediği her şeyi elde eder.” — Mustafa Namoğlu (Sınırları Zorlayanlar)

Kolay Değil Discord sunucusunda o kadar kaliteli, vizyoner ve yardımsever bir ortam vardı ki, şaşkınlıkla izliyordum. Herkes bir hedefe koşuyordu. Girişimci olanlar, e-ticaret yapanlar, e-ticaret yapmak isteyenlere yardım edenler, yazılımcı olanlar, yazılımcı olmak isteyenlere yardım edenler, ajans sahipleri ve sayamadığım çok fazla türden insanla tanıştım.

Kolay Değil sunucusundaki ortam, hedeflerim için çok daha disiplinli çalışmam gerektiğini bana yeniden hatırlattı. #kdchallenge etiketiyle her gün yaptıklarımızı paylaştığımız bir serimiz sayesinde ben dahil birçok kişiye sorumluluk duygusunu yükledi.

Duhan Abi ile "dropshipping" yapmak isteyenlere karşı açtığımız savaşı asla unutamıyorum. 😁

Duhan Abi, Ali, Bayram Abi, Onurhan, Enes Abi, Enes Tekin, Merve Abla ve aklıma gelmeyen oradan tanıştığım herkese selamlar. 👋🏻

Ve en önemlisi; burada tanıştığım Emrullah ile ileride sadece arkadaş değil, kardeş olacağımızı o zamanlar tahmin bile edemezdim.

Güven Çatak ile Tanışma ve Hedefler

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) hayalimden daha önce bahsetmiştim. Okulumuzu ziyaret eden BAU Karadeniz Koordinatörü Arzu Mertan, Dijital Oyun Tasarımı bölümünü ne kadar çok istediğimi ve ApplyBAU başvurumu öğrenince bana harika bir kapı açtı. Yıllardır hayranlıkla takip ettiğim Doç. Dr. Güven Çatak ile bir Zoom görüşmesi ayarladı. O bir saatlik görüşme, kariyer yolculuğumdaki en önemli dönüm noktalarından biriydi.

2023

Deprem

Yılın başında ülkemizi yasa boğan 6 Şubat depremi hepimizi derinden etkiledi. Başımız sağ olsun, herkese geçmiş olsun.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)

Kolay Değil bölümünde anlattığım Emrullah ile YKS çalışırken daha da yakın arkadaş olduk. Hiç yüz yüze tanışmamamıza rağmen sanki yıllardır yan yanaymışız gibiydi.

Sınav süreci benim için oldukça çalkantılı geçti. Sağlık sorunları nedeniyle sürece tam odaklanamadım ve beklediğim sonucu alamadım. Ancak mezuna kalıp zaman kaybetmek yerine, Dikey Geçiş Sınavı (DGS) hedefini cebime koyarak ilerlemeyi seçtim ve Ankara Medipol Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünü tercih ettim.

Bu süreçte Emrullah da Ankara Üniversitesi tercihi yaptı ve yollarımız aynı şehirde kesişmiş oldu.

Ankara'da ne yapacağız?

Emrullah ile artık Ankara’da kesinleşince, uzun süredir aklımızda olan ajans fikrini hayata geçirdik: Nieve.

Henüz şehre gelmeden web sitemizi hazırlamış, sosyal medya stratejilerimizi planlamıştık. Etkinliklerde ve konferanslarda kendimizi tanıtmaya hazırdık.

Ankara ve Cobio'nun Bebek Adımları

Eylül 2023’te Ankara’ya geldikten sadece bir hafta sonra Ankara Tekmer’deki InvestUP etkinliğine katıldık. Etkinlikte dikkatimizi çeken bir fikir, tüm odağımızı değiştirdi: "NFC Kartvizit ve Yaka Kartı".

Fikir yeni değildi ancak piyasadaki uygulamalar teknolojik olarak eski ve kullanıcı deneyimi açısından zayıftı. "Bunu daha iyi yapabiliriz" dedik ve Cobio doğdu. Kısa sürede prototipimizi ürettik; hatta ilk kartımızı Ekim ayında Kroppa Digital Agency'nin önde gelen isimlerinden DigitalMinds kurucusu Burak Su’ya hediye ettik.

Cobio fikrimizi, Eçanta kurucusu Selim Gökşin ve Navlungo ile Park Palet sahibi İsa Korkmaz gibi sektörde deneyimli girişimcilerle paylaşarak onlara özel dijital kartvizitler hediye ettik ve doğrudan iletişim kurduk.

ikas Ofisini Ziyaret

Kolay Değil sayesinde tanıştığımız Enes Abi sayesinde ikas ofisini ziyaret etme şansı da bulduk. Hayranlıkla takip ettiğimiz, hatta bir gün çalışma hayalimiz olan ofiste bulunmak bizim için büyük bir mutluluktu.

ikasOfis

2024

Üniversite sürecim devam ediyor

2024 yılı benim için hem üniversite eğitimimin devam ettiği hem de sahada piştiğim bir yıl oldu.

Yazılım stajımı Gümüşhane gibi küçük bir şehirde yapmama rağmen, vizyoner bir şirkette çalışma fırsatı buldum.

Staj yaptığım yer hem güneş enerjisi sistemleri üzerine çalışıyor hem de elektrikli araçlar için WattReise adında şarj altyapısı geliştiriyordu. Burada .NET teknolojileri üzerine çalışarak teknik yetkinliklerimi pekiştirdim.

2025

Lisans Eğitimine Yurt Dışında Devam Etme Kararı

2025'in başında artık net bir karar vermem gerekiyordu: Ya DGS süreciyle Türkiye'de devam edecektim ya da rotamı yurt dışına çevirecektim.

Yapay Zeka (AI) konusunda adeta biçilmiş kaftan olan Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki üniversiteleri araştırmaya başladım. Bir yandan Çin'i değerlendirirken, diğer yandan yanı başımızdaki Rusya ilgimi çekmişti. Rusya'nın, aktif olarak ambargo altında olmasından dolayı teknolojik bağımsızlık adına kendi çözümlerini geliştirmeye yönelen bir ülke olması, bir mühendis adayı için ilgi çekiciydi.

Ancak Çin'deki üniversitelerin başvuru tarihlerini kaçırmış olmam ve süreci bir yıl daha uzatmak istememem; Rusya tarafında ise ailemin güvenlik endişeleri nedeniyle sıcak bakmaması beni farklı arayışlara itti.

Rota: Asya ve Malezya

Kültürel kodları bize daha yakın hissettiren Asya'daki diğer seçeneklere yöneldim. Engin Özdemir’in vloglarını izleyerek büyüyen biri olarak, Asya'yı hep "ileride online çalışıp yaşanılacak bir yer" (digital nomad hayali) olarak görürdüm.

Bu düşüncem, hem Asya hayalimi gerçekleştirebileceğimi hem de Malezya'da kaliteli bir üniversite eğitimi alabileceğimi keşfedene kadar sadece bir hayaldi. Artık bir plana dönüşmüştü.

Temmuz 2025'te Malezya'daki Asia Pacific University (APU) için başvurumu yaptım. Türkiye'de aldığım derslerin sayılması (credit transfer) süreci başarıyla sonuçlandı. Önce "Artificial Intelligence" olarak başladığımız süreci, kariyer hedeflerime daha uygun olan "Cloud Engineering" (Bulut Mühendisliği) bölümüne çevirdik.

Türkiye'deki ön lisans eğitimim sayesinde okula ikinci sınıftan kabul aldım. Malezya'da lisans eğitiminin üç yıl olması sebebiyle, burada sadece iki yıl okuyarak mezun olabilecektim. Yani aslında 4 yıllık bir lisans bölümünü, iki farklı ülkede, iki farklı üniversite kültürüyle tamamlamış olacaktım.

Ailemin de büyük desteğiyle bu fırsatı değerlendirdim ve 3 Kasım 2025 tarihinde Kuala Lumpur, Malezya'ya taşındım.

Hedef: Google Cloud ve Veri Merkezleri

Şu anda aktif olarak Network Security, Switching ve Routing derslerinin yanı sıra ileri seviye yazılım dersleri almaya devam ediyorum.

Hedefim net: İleride büyük ölçekli veri merkezlerinde (Data Center) çalışmak. Bunun için her geçen gün teknik yetkinliklerimi geliştiriyorum. Özellikle Google'ın Türkiye ve bölgedeki yatırımları beni heyecanlandırıyor.

Google'ın bulut altyapısına verdiği önem ve 10 yıl içinde planladığı 2 milyar dolarlık yatırım vizyonu, benim kariyer yolculuğumla doğrudan örtüşüyor.

Google'ın Türkiye'ye getirdiği yeni Cloud bölgesi ve altyapı yatırımları hakkındaki vizyonu, benim de içinde rol almak istediğim geleceği temsil ediyor. Google Cloud Region Coming to Turkiye

12 Kasım 2025'te ilk sinyalleri verilen ve 20 Kasım 2025'te Google Cloud tarafından resmiyete dökülen bu vizyonun bir parçası olmak için çalışmaya devam ediyorum.

Bu yolculuğumu okumaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.